Eğitime Toplumsal Sahiplenme
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Bingöl’de açılışı yapılan okulda yaptığı konuşmada, hayırseverlerin eğitime katkısının önemine değindi.
Yılmaz, “Bingöl’de hayırseverlerin okul yapması adeta bir kampanya şeklinde gerçekleşiyor. Eğitime toplumsal sahiplenmenin sağlanması ve eğitimle toplumun bütünleşmesi anlamında hayırseverlerin katkısı çok kıymetli” dedi.
Yılmaz, kalkınmanın yalnızca ekonomik bir konu olmadığını, toplumun her yönüyle daha iyiye gitmesinin önemini vurgulayarak, eğitimin bir beka meselesi olduğunu söyledi. “Dolayısıyla eğitim aynı zamanda bir beka meselesidir. Bir toplumun ayakta kalma, var olma meselesidir. Bugünkü dünyaya baktığımızda, bölgemize, Gazze’den diğer meselelere kadar ‘ben güçlüysem her şeyi yapabilirim’ zihniyetiyle karşı karşıyayız. Dünyaya egemen olan bir güç siyaseti var. Haktan, adaletten, merhametten uzak bir güç siyaseti. Ben bunun çok sürdürülebilir olduğunu düşünmüyorum. Bir noktada insanlık buna farklı bir tepki gösterecek inşallah” dedi.
Hem Haklı Hem Güçlü Olmanın Temeli Nitelikli İnsan Gücü
Yılmaz, sadece haklı veya sadece güçlü olmanın yeterli olmadığını belirterek, Türkiye’nin hem haklı hem güçlü olmasının temelinde nitelikli insan gücünün yattığını ifade etti: “Türkiye Cumhuriyeti olarak biz şunu söylüyoruz: Hem haklı olacağız hem güçlü olacağız. Sadece güçlü olmak da yetmiyor, sadece haklı olmak da yetmiyor. İşte hem haklı hem güçlü olmanın en önemli unsuru da nitelikli insan gücü. Organize olabilen, hedefler koyup o hedefler etrafında birleşebilen, kaynakları verimli kullanan, doğru kullanan bir toplumun temelinde yine insan var.”
Yeni Okullar ve Depreme Dayanıklı Altyapı
Yılmaz, açılışı yapılan okulun 24 derslikli ve 720 öğrenciye hizmet vereceğini, Şükriye Turhan Anadolu Lisesi’nin ise 20 derslik ve 600 öğrenci kapasiteli olduğunu belirtti. Yeni yapılan okulların depreme dayanıklı olduğunu vurgulayan Yılmaz, altyapının uzun vadede eğitimde kalıcı sonuçlar üreteceğini söyledi.
Eğitim Yatırımları ve Uzun Vadeli Sonuçlar
Türkiye Yüzyılı vizyonu çerçevesinde yapılan eğitim yatırımlarının ülkenin geleceğine yapılan yatırımlar olduğuna dikkat çeken Yılmaz, şöyle devam etti:
“Son 23 yılda eğitime en büyük yatırımları yaptık. Bütçelerimizde hemen her yıl eğitim bir numaralı sırada oldu. En büyük payı eğitime ayırdık. Okul öncesinden üniversitesine, lisans sonrası eğitimine varıncaya kadar eğitimin her kademesinde hem erişimi artırdık, bütün coğrafyaya, bütün kesimlere bunu yaydık hem de eğitimin niteliğini yükselttik. İnşallah önümüzdeki dönemlerde bunun sonuçlarını daha fazla göreceğiz. Eğitim kısa sürede sonuç alacağınız bir alan değil. Bugün yaptığınız bir iyileşme, belki 20 yıl sonra, 25 yıl sonra gerçek anlamda sonuç üretecek. Ama bu temelleri atmazsanız hiçbir zaman o sonuçları da göremezsiniz. Dolayısıyla son 23 yılda Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde eğitimde yaptığımız hamleyi geleceğimiz açısından en büyük başarı olarak ifade etmek istiyorum. İnşallah bundan sonra da kamu, özel kesim, sivil toplum hep birlikte eğitimin niteliğini daha fazla artırıcı yönde gayret etmeye devam edeceğiz.”
Eğitimin Önemi: Toplumun Geleceği
Yılmaz’ın açıklamaları, eğitimin yalnızca bireysel başarı için değil, toplumun kalkınması ve sürdürülebilirliği için stratejik bir alan olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Yeni yatırımlar ve hayırsever katkılarıyla Türkiye’nin her bölgesinde eğitim altyapısı güçlendirilirken, uzun vadede bu çalışmaların meyveleri ülke genelinde görülecek.




Yorumlar
Yorum Yap