Gözden kaçırmayın

T625 GÖKBEY Emniyet Teşkilatının Hizmetinde: İlk Teslimat GerçekleştirildiT625 GÖKBEY Emniyet Teşkilatının Hizmetinde: İlk Teslimat Gerçekleştirildi

Hatay’da gerçekleştirilen “Türkiye’nin COP31’e Giden Yolu: Dirençli Şehirler” programında konuşan COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, deprem sonrası yürütülen inşa sürecine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.


“TARİHİN EN BÜYÜK YENİDEN İNŞASI”

Bakan Kurum, Hatay’ın sürecin en önemli sembol şehirlerinden biri olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Tarihin en büyük kentsel yeniden inşa sürecini yeni bir yol haritasına çevirdik. Bu yol; verimlilik, çevre dostu yapılar, Sıfır Atık, akıllı sistem yönetimi ve sürdürülebilir yerleşim ilkeleri üzerine kuruldu.”

500 BİN KONUT VE ENERJİ TASARRUFU

Deprem sonrası yapılan konutların çevre odaklı olduğunu vurgulayan Kurum şöyle devam etti:

“Deprem sonrası yarım milyon konutu neredeyse sıfır enerjili bina konseptine göre tasarladık ve enerji tüketimini yüzde 39, sera gazı emisyonunu ise yüzde 38 azalttık.”

COP31 HEDEFİ VE KÜRESEL VİZYON

Bakan Kurum, Türkiye’nin uluslararası iklim gündemindeki hedeflerini şu sözlerle ifade etti:

“COP31’de dayanıklı şehirlerin desteklenmesini uluslararası iklim gündeminin temel önceliklerinden biri haline getirmeyi hedefliyoruz. Küresel çapta binaların emisyonunu hep birlikte azaltmalıyız.”

BM-HABITAT’TAN ÖVGÜ

BM-HABITAT İcra Direktörü Anaclaudia Rossbach ise Türkiye’nin çalışmalarını şöyle değerlendirdi:

“Türkiye, dünya için bir dirençlilik modeli sunuyor. 455 binden fazla konut, kamu ve özel sektörün eşsiz iş birliğiyle hayata geçirildi. Bunlar sadece ev değil, yeniden tasarlanmış şehirlerdir.”


SİSTEMLİ ŞEHİRCİLİK VE ANADOLU KARANFİLİ

Bakan Kurum ayrıca dirençli şehir modelini şu benzetmeyle anlattı:

“Anadolu Karanfili dağların zirvesinde nasıl zorluklara rağmen ayakta kalıyorsa, şehirler de bilim, planlama ve dayanışmayla aynı şekilde dirençli olabilir.”