Gözden kaçırmayın

Davutoğlu, Trump'ın Grönland Girişimini 'Pervasız' Olarak NitelendirdiDavutoğlu, Trump'ın Grönland Girişimini 'Pervasız' Olarak Nitelendirdi

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Amerika Birleşik Devletleri'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack'ın son dönemdeki açıklamalarına ilişkin sert bir açıklama yaptı. Ağıralioğlu, Büyükelçi Barrack'a hitaben, Türkiye'nin köklü devlet geleneğini hatırlatan ve diplomatik nezaket kurallarına uyulması gerektiğini vurgulayan bir uyarıda bulundu.


"Tarihi Vakarın Farkında Olun"

Ağıralioğlu, yaptığı yazılı açıklamada, "Sayın Büyükelçi, bulunduğunuz ülke, bir imparatorluğun varisidir; Vestfalya düzeninden beri Düvel-i Muazzama arasında yer almış, asırlardır devlet aklıyla hareket etmiş bir milletin devletidir" ifadelerini kullanarak Türkiye'nin uluslararası sistemdeki tarihî konumuna dikkat çekti. Ağıralioğlu, Büyükelçi Barrack'a, "Lütfen oturduğunuz koltuğun da, bulunduğunuz ülkenin tarihî vakarının da farkında olarak davranınız" çağrısı yaptı.


"Burası Sömürge Değil"

Açıklamasında net ve mesajı çarpıcı bir dille ortaya koyan Ağıralioğlu, şu ifadeleri kullandı: "Burası ne sizin müstemlekenizdir ne de siz buraya tayin edilmiş bir sömürge valisisiniz." Bu sözlerle, Türkiye-ABD ilişkilerinin sömürgeci bir mantık üzerinden yürütülemeyeceğinin altını çizdi.


"Diplomasi Polemiğe Dönüşmemeli"

Hariciye işlerinin önemine de değinen Ağıralioğlu, "Hariciye işleri, ağza gelenin akla estiği gibi söyleneceği değil; sözün en kontrollü, en terbiyeli, en ölçülü şekilde kurulacağı yerdir. Bu gerçeği hatırlamadan yapılan her çıkış, diplomasi değil polemiktir" değerlendirmesinde bulundu. Ağıralioğlu, Türkiye'nin bağımsız karar alma iradesini vurgulayarak, "Bu devlet, kendi kararını kendi verir; kimseden izin, icazet, talimat almaz" dedi.


"Bin Yıllık Devlet Geleneği"

Ağıralioğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Hatırlatırım ki bu topraklarda bin yıldır elçiler ağırladık, elçiler uğurladık; ne elçiler geldi, ne elçiler geçti… Türkiye bin yıldır dimdik ayakta duruyor ve yarın da aynı vakar ile durmaya devam edecektir. Ve bilin ki mevzu Türkiye olduğunda, burada ne konuşulmayacağını da nasıl konuşulacağını da bilmek zorundasınız."


Bu açıklama, Türkiye'deki siyasi çevrelerde ABD diplomatlarının üslubuna yönelik son dönemde artan eleştirilerin en sert örneklerinden biri olarak kayıtlara geçti.