MHP'li Yıldız, Netanyahu ve Maduro Örnekleriyle 'Çifte Standardı' Sert Bir Dille Eleştirdi
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, uluslararası arenada yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi. Yıldız, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro örnekleri üzerinden Batı dünyasının uyguladığını iddia ettiği "çifte standarda" sert eleştiriler yöneltti.
Netanyahu'nun Beyaz Saray Karşılanmasına Tepki
Yıldız, yaptığı açıklamada öncelikle Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından "savaş ve soykırım suçları" nedeniyle hakkında tutuklama kararı bulunan İsrail Başbakanı Netanyahu'nun ABD'de resmi bir ziyaret kapsamında Beyaz Saray'da ağırlanmasını hedef aldı. Yıldız, "Uluslararası Ceza Mahkemesince ‘savaş ve soykırım suçları’ nedeniyle hakkında ‘tutuklama kararı’ verilen İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu Beyaz Saray’ın kapısında karşılanıyor" ifadesini kullanarak, bu durumun uluslararası hukukun araçsallaştırılmasının bir göstergesi olduğunu vurguladı.
Venezuela Operasyonunu 'Derdest Etme' Vurgusu
Diğer yandan, Yıldız, ABD'nin Venezuela'ya düzenlediği bir operasyonla Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşinin "derdest edilerek" yargılanmak üzere New York'a götürülmesi gündeme taşındı. Bu olayı, uluslararası ilişkilerdeki güç dengesizliğine bir başka kanıt olarak gösteren Yıldız, iki olay arasındaki tezadı gözler önüne serdi.
"BM Şartı'nın Hiçbir Hükmü Kalmadı"
Yaşanan bu iki zıt örneği "Lafı evelemeye, gevelemeye gerek yok" sözleriyle yorumlayan MHP'li siyasetçi, eleştirilerinin odağına Birleşmiş Milletler (BM) sistemini yerleştirdi. Feti Yıldız, "BM Şartı'nın 2'nci maddesinin kâğıt üzerinde dahi hiçbir hükmü kalmadı. Uluslararası hukukun tabutuna son çivi de çakıldı" şeklinde konuştu.
Yıldız'ın bu sözleri, egemen eşitlik ve iç işlerine karışmama gibi temel ilkeleri taşıyan BM Şartı'nın, güçlü devletler karşısında etkinsiz kaldığı yönündeki yaygın eleştirilere atıfta bulunuyor. Açıklama, Türkiye'deki resmi görüşe paralel olarak, uluslararası sistemde adaletin değil, gücün hâkim olduğu tezini güçlendiren bir perspektif sunuyor.






Yorumlar
Yorum Yap