Gözden kaçırmayın

Dervişoğlu'ndan 'Tarihi Geçmiş Ürün' İsyanı: 'Bu Milleti Çöpten mi Besleyeceksiniz?'Dervişoğlu'ndan 'Tarihi Geçmiş Ürün' İsyanı: 'Bu Milleti Çöpten mi Besleyeceksiniz?'

CHP'li Salıcı: Suriye'de Savaşın Yaraları ve Türkiye'nin Geç Kalmışlığı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, Suriye'deki iç savaşın derin yaralar bıraktığını ve bölgedeki farklı kesimler arasında güvensizliğin kaçınılmaz olduğunu söyledi. Salici, Türkiye'nin Kürt meselesini 1990'lı yıllarda çözmesi gerektiğine işaret ederek, "Bugün de çözemezsek yarın bu meseleye hangi yabancı güçler müdahil olacak?" sorusunu yöneltti.


13 Yılın Travması ve Güvensizlik

Yaklaşık 14 yıl süren ve yüzbinlerce can kaybına, milyonlarca insanın yerinden olmasına yol açan Suriye iç savaşının ağır travmalar bıraktığını kaydeden Salıcı, "Savaş ağır travmalar bırakır. Neredeyse her günü şiddetle geçmiş 13 yılın ardından, 'Rejim değişti, iç savaş bitti, artık her şey savaş öncesi ruh haline dönebilir' demek, gerçeklikten kopuk bir yaklaşımdır" ifadelerini kullandı. Salıcı, Suriyeli Kürtler, Aleviler, Dürziler ve seküler Arapların merkezi yönetime duyduğu güvensizliğin doğal olduğunu vurguladı.


"Nefret Değil, Somut Gerçeklik Üzerinden Siyaset"

Salıcı, nefreti siyaset aracı haline getiren yapılara güven olmayacağının altını çizdi. Ancak siyasetin somut gerçeklikler üzerinden yapılması gerektiğini belirterek, "Bugün uluslararası siyaset tarafından tanınan Şam yönetimi, mevcut geçiş sürecinde diyalog ve temasın yürütüldüğü ana muhataptır" dedi. Suriye'nin toprak bütünlüğünün Türkiye'nin güvenliği için hayati önemde olduğunu tekrarlayan Salıcı, çözümün tek meşru yolunun diplomasi olduğunu söyledi.


"Keşke 90'larda Çözseydik" İtirafı ve Yarın için Endişe

Türkiye'deki Kürt yurttaşların bir gözünün Halep'te olduğunu ifade eden Salıcı, Türkiye'nin Kürt meselesinde önemli mesafeler aldığını ancak asıl vurguyu geç kalınmışlığa yaptı: "Ama şu gerçeği de açıkça söylemek zorundayım: Türkiye, Kürt meselesini 1990’lı yıllarda çözebilmeliydi. Keşke o yıllardaki girişimlerden kalıcı sonuçlar alınabilseydi." Salıcı, mesele bölgesel bir hal aldığı için bugün çözülemezse yarın çok daha karmaşık bir tabloyla karşılaşılacağı uyarısında bulundu.


Emperyal Oyunlara Karşı Uyarı ve Ortak Coğrafya Vurgusu

Salıcı, nefrete ve şiddet sarmalına davetiye çıkaran her çağrıyı reddetmek gerektiğini belirterek, "Bizi kışkırtmak isteyen emperyalistlerin oyununu bozmak zorundayız. Çünkü biz aynı coğrafyanın çocuklarıyız" sözleriyle konuşmasını tamamladı. Salıcı, Türkiye'de yürüyen çözüm süreci ile Suriye'deki 10 Mart Mutabakatı'nın birbirini tamamlayan iki yol olduğunu da sözlerine ekledi.