Gözden kaçırmayın

CHP'li Yavuzyılmaz'tan Kritik İddia: 'Gaz ve Petrol Gelirleri Yabancılara Satılıyor'CHP'li Yavuzyılmaz'tan Kritik İddia: 'Gaz ve Petrol Gelirleri Yabancılara Satılıyor'

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Suriye'de yaşanan son gelişmeler ve Suriye yönetiminin aldığı kararlara ilişkin kapsamlı bir basın açıklaması yayımladı. Bahçeli, açıklamasında Suriye'nin üniter yapısının korunması gerektiğini vurguladı ve SDG'yi hedef alan ifadeler kullandı


10 Mart Mutabakatı ve SDG'nin Tutumu

Bahçeli, Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) Suriye'nin kuzey ve kuzeydoğusunda fiili kontrol alanları oluşturmasını, ülkedeki yeniden inşa ve istikrar sürecinin önündeki en büyük engellerden biri olarak nitelendirdi. Ahmed el-Şara liderliğindeki yeni Suriye yönetiminin, merkezi devlet otoritesini tesis etmeyi öncelediğini belirten Bahçeli, 10 Mart 2025'te SDG ile varılan mutabakatın önemli bir dönüm noktası olduğunu ancak SDG lideri Mazlum Abdi'nin bu mutabakatın ruhuyla çelişen bir tutum sergilediğini ifade etti. Bahçeli, Abdi'nin özerklik ve federasyon talepleriyle süreci oyaladığını ve bu tutumun Şam yönetimi tarafından toprak bütünlüğüne yönelik bir tehdit olarak algılandığını kaydetti.


Askeri Hareketlilik ve Sahadaki Gelişmeler

Açıklamada, 2025 sonunda başlayan askeri hareketliliğin detaylarına da yer verildi. Bahçeli, Suriye ordusunun Halep'te SDG'ye karşı operasyon başlattığını ve kısa sürede bölgeyi SDG'li unsurlardan ve Esad rejimi kalıntılarından temizlediğini aktardı. Suriye ordusunun ilerleyişine dikkat çeken Bahçeli, ordunun Fırat'ın batısındaki Deyr Hafir ve Meskene'yi de kontrol altına aldığını, bölgenin askeri kapalı bölge ilan edildiğini ve sivillerin uyarıldığını belirtti. Bahçeli, bu operasyonların SDG'nin iddia edildiği kadar güçlü olmadığını ortaya koyduğunu ve birçok Arap ve Kürt aşiretin SDG'den rahatsızlık duyduğunu, Suriye ordusunun yanında yer aldığını vurguladı.


Kürt Vatandaşlara Haklar ve Anayasal Düzen

Bahçeli, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara'nın Kürt dili ve kültürüne ilişkin yayımladığı 2026/13 sayılı kararnameyi "isabetli, anlamlı ve Suriye'de birlik ve bütünlüğü tahkim etme yönünde doğru zamanda atılmış önemli bir adım" olarak değerlendirdi. Kararnameyle, Kürtçenin seçmeli ders olması, Nevruz'un resmi tatil ilan edilmesi gibi düzenlemelerin Suriyeli Kürt vatandaşları kucaklayıcı nitelikte olduğunu ifade eden Bahçeli, bu adımın SDG'nin "Kürtlerin temsilcisi" iddiasını zayıflattığını savundu. Bahçeli, bu hakların Türkmenler gibi diğer etnik grupları da kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğinin altını çizdi.


Yol Haritası ve Türkiye'nin Desteği

Bahçeli, Suriye'nin geleceği için bir yol haritası da sundu. Buna göre; 10 Mart mutabakatının tamamen uygulanması, federasyon ve özerklik tartışmalarının sonlandırılması, merkezi devlet otoritesinin tüm ülkede tesis edilmesi, kapsayıcı bir anayasa yapılması, SDG'nin silahlı unsurlarının tasfiyesi ve "Suriye vatandaşlığı" kavramının güçlendirilmesi gerekiyor. Bahçeli, Türkiye'nin Suriye'nin toprak bütünlüğüne verdiği desteğin Şam yönetimini güçlendirdiğini ve SDG'nin manevra alanını daralttığını belirterek, Ankara'nın bu tutumunun süreklilik arz etmesi gerektiğini vurguladı.


Net Mesaj: "SDG Terör Örgütüdür"

Bahçeli, açıklamasının son bölümünde net bir mesaj verdi: "Suriye'de Kürtler başka SDG başkadır. SDG terör örgütüdür ve Suriye Kürtlerini temsil etmemektedir." Suriye'nin bölünmez bütünlüğünün altını çizen Bahçeli, tek makul çözümün üniter bir Suriye'de, tüm etnik ve dini grupları kucaklayan demokratik bir anayasal düzen olduğunu ifade etti.