Gözden kaçırmayın

CHP'li Yavuzyılmaz'tan Kritik İddia: 'Gaz ve Petrol Gelirleri Yabancılara Satılıyor'CHP'li Yavuzyılmaz'tan Kritik İddia: 'Gaz ve Petrol Gelirleri Yabancılara Satılıyor'

CHP Sözcüsü Emre: "Yargıda Kantarın Topuzu Kaçmış Durumda"

CHP Sözcüsü Zeynel Emre, partisinin İstanbul İl Başkanlığı'nda düzenlediği basın toplantısında, kamuoyunda "Aziz İhsan Aktaş liderliğindeki suç örgütü" davası olarak bilinen ve partili belediye başkanlarının da sanık olarak yer aldığı yargılamayı değerlendirdi. Emre, yargılama sürecini ve ülkedeki adalet sistemini sert ifadelerle eleştirdi.


"VIP Protokollü Yargılama ve İkili Standart"

Davanın Marmara Cezaevi yerleşkesindeki büyük salonda başladığını hatırlatan Emre, "Yargılama başladı diyoruz ama başından bu yana büyük bir tiyatro oyununun sahnelendiğini görüyoruz" ifadelerini kullandı. Emre, suç örgütü lideri olarak iddia edilen ve hakkında 704 yıl hapis cezası istenen kişinin "VIP salonlardan, hakim ve savcıların geçtiği yerden koruma ordusuyla" geldiğini ve ayrı bir kapıdan rahatça girip çıkabildiğini öne sürdü. Buna karşılık, kendilerinin belediye başkanlarının ailelerinin salona girişinde kısıtlamalar olduğunu belirten Emre, "Bizim belediye başkanlarımız tutuklu. Suç örgütü lideri denilen kişi serbest. Türk yargı tarihinde böyle bir örnek görülmüş değil. 'Ben suç işledim' diyen serbest, 'Vallahi ben suç işlemedim' diyen tutuklu" diyerek ikili standarda vurgu yaptı.


"İhalelerdeki Çarpıcı Çelişki: Isparta Örneği"

Söz konusu iddianamede, bir CHP'li belediye başkanının tutuklanma gerekçelerinden birinin "ihale karşılığı araç hediye etmek" olduğunu hatırlatan Emre, çarpıcı bir çelişkiyi gözler önüne serdi. Emre, "Aynı kişinin Isparta Belediyesi'ne araç hediye ettiği ve bu belediyeden 10 ihale aldığı iddia ediliyor. Peki, Isparta Belediyesi hakkında bir soruşturma var mı? Yok. Belediye başkanı görevde mi? Görevde. Bizim belediye başkanımız nerede? Cezaevinde" şeklinde konuştu. Bu durumun adil yargılama ile bağdaşmadığını savunan Emre, "Buradaki VIP uygulama, yargılama yapılmadan peşinen ceza verildiğinin göstergesidir" dedi.


"Hedefte CHP Var, Delil Standardı Yok"

Emre, davadaki iddiaların somut delillerden yoksun olduğunu iddia ederek, "Kanun der ki; 'Tek başına tanık ifadesiyle kimseye mahkumiyet veremezsiniz.' Geçmişteki davalarda kamera kaydı, fiziki takip, telefon tapeleri görürdük. Bu dosyada bunlar yok. Ortada bir yolsuzlukla mücadele yok, siyasi bir yargı operasyonu var ve hedefte Cumhuriyet Halk Partisi var" ifadelerini kullandı.


Tutuklama, Şeffaflık ve Canlı Yayın Talebi

CHP olarak yargılamadan korkmadıklarını, hatta canlı yayınlanmasını talep ettiklerini belirten Emre, AK Parti ve MHP'nin bu yöndeki kanun teklifini reddettiğini hatırlattı. Emre, iktidara şu soruları yöneltti:

  • 2014-2019 dönemine ilişkin ihaleler neden soruşturma kapsamına alınmadı?
  • İhalelerin yüzde 77'si AKP'li belediyelerden ise neden soruşturma açılmadı?
  • Tutuklama istisnai bir tedbirken neden CHP'li belediye başkanları için esas haline getirildi?
  • Duruşmalara neden bu kadar kısıtlama getirildi?


Emre, "Zulüm ile abat olunmaz, hukuk da bir gün herkese lazım olur" sözleriyle açıklamasını tamamladı.


Cumhurbaşkanı'na Hakaret Davaları ve Kreş Krizi

Konuşmasının devamında Cumhurbaşkanı'na hakaret davalarındaki artışa da değinen Emre, sayının 200 bini, mahkumiyetlerin ise 20 bini aştığını ve aralarında bini aşkın çocuğun da bulunduğunu iddia etti. Parlamenter sistem kalktığı için Cumhurbaşkanı'nın siyasi polemiklerden uzak tutulmasına yönelik korumanın anlamını yitirdiğini savunan Emre, ilgili kanunun değişmesi gerektiğini söyledi.


Son olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı bir kreşte yaşanan iddialara da değinen Emre, "Medya kuruluşlarıyla birlikte topyekun yalan saldırı ve iftira kampanyası başlatıldı" dedi. Kreşlerin hukuka uygun olduğuna dair İçişleri Bakanlığı müfettiş raporu bulunduğunu belirten Emre, kamera kayıtlarını saklamak bir yana, 15 gün saklanması gereken kayıtları 3 ay sakladıklarını ve ilk tutanağı kendilerinin tuttuğunu öne sürdü. Emre, "Madem samimiler, Aile Bakanı ile birlikte bu merkezleri gezsinler, nasıl hizmet verildiğini görsünler" diyerek sözlerini noktaladı.