KKTC: BMGK Kararı, Kıbrıs Türk Halkının Varlığını Yok Sayıyor
KKTC Dışişleri Bakanlığı, BM Güvenlik Konseyi'nin 31 Ocak 2027'ye kadar Barış Gücü'nün görev süresini uzatan kararına tepki gösterdi. Yapılan yazılı açıklamada, BM sistemine yönelik meşruiyet tartışmalarının arttığı bir dönemde alınan bu kararın, Kıbrıs Türk tarafının itirazları ve onayı göz ardı edilerek kabul edildiği vurgulandı.
"Tek Dayanak İyi Niyetimizdir"
Açıklamada, "Barış Gücü’nün KKTC sınırları içerisindeki faaliyetlerini bu güne kadar sürdürebilmesinin yegâne dayanağı makamlarımızın iyi niyetli ve yapıcı tutumudur" ifadesine yer verildi. KKTC sınırları içindeki egemenliğin Kıbrıs Türk halkına ve onun devleti KKTC'ye ait olduğu hatırlatılarak, Barış Gücü'nün faaliyetleri için artık Kıbrıs Türk tarafının rızasına dayalı meşru bir zemin oluşturulmasının ertelenemez bir gereklilik olduğu belirtildi.
Barış Gücü'nün Tarafsızlığı Sorgulanıyor
62 yılı aşkın süredir adada bulunan Barış Gücü'nün, temel sorumlulukları olan tarafsızlık ve adil yaklaşımı gösteremediği kaydedildi. Açıklamada, BM'nin Güvenlik Konseyi kararlarında ve raporlarında Rum tarafının yaptırımlarını açıkça ifade etmekten kaçınarak sorumluluğu muğlak bıraktığı ve bu tutumun BM'nin tarafsızlık ilkesiyle bağdaşmadığı vurgulandı. Bu yaklaşımın, yalnızca olgusal doğruluğu zedelemediği, aynı zamanda Rum tarafının uzlaşmaz tutumunu beslediği ifade edildi.
Rum Tarafının Hegemonik Emelleri Eleştirildi
Rum yönetiminin, tüm ada üzerindeki "hakimiyetçi tutumunu" ara bölge ve ötesine genişletmeyi amaçladığı belirtilen açıklamada, BM'nin Rum tarafının sınır ihlalleri de dahil olmak üzere son gelişmeleri açıkça raporlamaktan kaçındığı dile getirildi. Maraş, Akyar ve Pile yolu gibi birçok konuda BM'nin taraflı bir tutum sergilediği öne sürüldü.
Çözüm "İki Devletin Egemen Eşitliği"nde
BMGK'nın "iki toplumlu, iki kesimli federasyon" gibi başarısızlığı kanıtlanmış bir modelde ısrar etmesi ve Kıbrıs Türklerini kabul edilemez bir statükoya mahkum etmeye çalışması, Kıbrıs Türk halkına yapılan "büyük bir haksızlık ve saygısızlık" olarak değerlendirildi. Açıklamada, adadaki tek gerçekçi çözümün, mevcut iki devletin (KKTC ve GKRY) egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelinde iyi komşuluk ilişkileri geliştirmesinden geçtiği vurgulandı.
BMGK Üyelerine Çağrı
KKTC Dışişleri Bakanlığı, BM Güvenlik Konseyi üyelerine, geçerliliğini yitirmiş kararlarını gözden geçirme ve adada iki halk ve iki devletin varlığını tanıyan yeni bir yaklaşım benimseme çağrısında bulundu. BMGK'nın Kıbrıs Rum tarafına gayri yasal bir şekilde "devlet" muamelesi yapan son kararının da, tıpkı diğerleri gibi kabul edilemez olduğu bildirildi.








Yorumlar
Yorum Yap