Gözden kaçırmayın

Kılıçdaroğlu: 'Adalet Gerçekleşinceye Kadar Bedeli Ne Olursa Olsun Ödeyeceğiz'Kılıçdaroğlu: 'Adalet Gerçekleşinceye Kadar Bedeli Ne Olursa Olsun Ödeyeceğiz'

Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, bugün Silivri Cezaevi'nde başlayacak olan İBB davası duruşması öncesinde önemli açıklamalarda bulundu. YouTube üzerinden paylaşılan video mesajında İmamoğlu, siyasete girme nedenlerini ve yaşadığı süreci anlatarak, "Ben bu ülkenin daha adil olabileceğine inandığım için girdim" dedi.


"Savunma Yapmayacağım, Yargılayacağım"

Duruşma öncesi Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi hesabından yayımlanan mesajında İmamoğlu, "Bir yıl sonunda duruşma aşamasına geldik. Bir yıldır haksız yere tutsak haldeyiz. Yarın mahkeme salonunda olacağız ve ben savunma yapmayacağım, yargılayacağım" ifadelerini kullandı. İmamoğlu, duruşma öncesi neden siyasete girdiğini ve derdinin millet olduğunu anlatmak istediğini belirtti.


Çocukluktan Gelen Çalışma Disiplini

İmamoğlu, siyasete giriş hikayesinin çocukluğunda başladığını vurguladı. 5-6 yaşlarından itibaren babasıyla dükkan açtığını, toprak bellediğini, fındık topladığını ve pazarda çalıştığını anlatan İmamoğlu, "Okumayı yazmayı öğrenmeden önce hesap tutmayı öğrendim" dedi. Tezgahtaki deneyimlerinin kendisine "az koyarsan müşteri kaybedersin, biraz fazla koyarsan dua alırsın" prensibini öğrettiğini ifade etti.


İstanbul Yılları ve Liyakat Anlayışı

İstanbul'a geldiği yılların zorlu geçtiğini belirten İmamoğlu, üniversite okurken bir yandan da inşaat projelerinde çalıştığını anlattı. Akaryakıt istasyonunda gece nöbeti tuttuğu günleri hatırlatan İmamoğlu, "Babam beni diğer çalışanlardan ayırmazdı. Liyakat dediğimiz şey benim için orada başladı" diye konuştu.


Siyasete Giriş ve Yerel Yönetim Deneyimi

Siyasete 2008 yılında, Beylikdüzü'nde yaşadığı dönemde başladığını söyleyen İmamoğlu, "Şehir büyüyordu ama ruhu yoktu. Plansızlık vardı, kimlik yoktu" dedi. İnsanların aidiyet hissedeceği, çocukların güvende olduğu bir kent modeli hayal ettiğini belirten İmamoğlu, 2014'te belediye başkanı seçilmesini sabah 6'dan gece 2'ye kadar sokak sokak gezerek her eve dokunmasına bağladı.


İstanbul'da Umut ve Kaygı Arasında

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduktan sonra da aynı yaklaşımı sürdürdüğünü vurgulayan İmamoğlu, bir çocuğun "Anneme iş bulur musun?" sorusunun kendisini derinden etkilediğini söyledi. "İlkokul çağında bir çocuk 'kaygı' kelimesini bilmiyor ama kaygıyı yaşıyor" diyen İmamoğlu, siyasette kalma nedeninin bu olduğunu ifade etti.


"Hukuk Zayıflarsa Ekonomi de Zayıflar"

Yaşadığı kişisel ve hukuki süreçlere de değinen İmamoğlu, aile şirketlerine kayyum atandığını ve babasının emekli maaşına el konulduğunu hatırlattı. "Bu mesele şahsi değil" diyen İmamoğlu, "Eğer hukuk keyfi hale gelirse kim güvende kalır? Mülkiyet hakkı dediğiniz şey insanın emeğinin karşılığıdır. Bir ülkede hukuk zayıflarsa ekonomi de zayıflar ve kaçar" şeklinde konuştu.


Umudunu Kaybetmedi

Tüm yaşananlara rağmen umudunu yitirmediğini vurgulayan İmamoğlu, "Bu ülkede hala çalışkan insanlar var, vicdanlı insanlar var, sorumluluk sahibi gençler var" dedi. Siyasete zenginleşmek için girmediğini, zaten bir işi olduğunu belirten İmamoğlu, "Belki bugün zor bir dönemden geçiyoruz ama şuna inanıyorum: Bu ülke yeniden nefes alacak. Çocuklar kaygıyla değil umutla büyüyecek" ifadelerini kullandı.


İmamoğlu, konuşmasını "Benim hikayem aslında çok basit. Çalışarak büyümüş bir çocuğun yaşadığı yere borcunu ödeme hikayesi… Ve ben o borcu ödemeden durmayacağım" sözleriyle tamamladı.