Gözden kaçırmayın

Kılıçdaroğlu: 'Adalet Gerçekleşinceye Kadar Bedeli Ne Olursa Olsun Ödeyeceğiz'Kılıçdaroğlu: 'Adalet Gerçekleşinceye Kadar Bedeli Ne Olursa Olsun Ödeyeceğiz'

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Aydın 3. Olağan İl Kongresi’nde partililere ve kongreye katılanlara hitap etti.

Konuşmasında Aydın’ın DEM Parti açısından önemine değinen Bakırhan, kentin parlamentoda daha güçlü temsil edilmesi gerektiğini belirterek, geçmişte Ovaeymir ve Savuca’da verilen yerel yönetim örneklerine dikkat çekti.

Bakırhan, Aydın’da adalet, barış ve eşitlik arayan herkesin yanında olacaklarını ifade ederek, partilerinin farklı kimlik ve inançların kendisini özgürce ifade edebildiği bir zemin oluşturmayı hedeflediğini söyledi.

“DEM PARTİ BÖRKLÜCELERİN, TORLAK KEMALLERİN, ŞEYH BEDRETTİNLERİN PARTİSİDİR”

Aydın’ın tarihsel ve toplumsal birikimine vurgu yapan Bakırhan, Börklüce Mustafa, Torlak Kemal ve Şeyh Bedreddin’i andı.

Bakırhan, DEM Parti’nin kendisini bu toprakların direniş kültürüyle ilişkilendirdiğini belirterek, Aydın’ın farklı kimliklerin ve emekçilerin bir arada yaşadığı önemli kentlerden biri olduğunu ifade etti.

“ÇERÇEVE YASA BİR SON DEĞİL, BAŞLANGIÇTIR”

Türkiye’nin tarihi bir eşikten geçtiğini savunan Bakırhan, uzun yıllardır devam eden çatışmalı dönemin ardından sorunların hukuki ve siyasi zeminde tartışılmasının önemli olduğunu söyledi.

Çerçeve yasanın şiddet zeminini ortadan kaldırmaya yönelik bir başlangıç olduğunu belirten Bakırhan, bunun Kürt meselesinin demokratik çözümü veya Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerinin tamamının karşılanması anlamına gelmediğini dile getirdi.

Bakırhan şöyle konuştu:

“Bu yasa bir son değil, çünkü ilk adımdır. Bu yasanın kendisi Kürt meselesinin demokratik çözümü değil. Bu yasanın kendisi Alevilerin eşit yurttaşlık hakkının yasal statüye kavuşması değil. Bu sadece şiddet zeminini ortadan kaldıran, hukuki ve siyasi zemine kavuşturan bir yasadır.”

“BU SÜREÇ SADECE BİR BÖLGENİN DEĞİL, TÜRKİYE’NİN SÜRECİDİR”

Barış sürecinin Türkiye’nin tamamını ilgilendirdiğini ifade eden Bakırhan, çatışma ortamının sona ermesinin ekonomik kaynakların farklı alanlara yönlendirilmesine imkan sağlayacağını savundu.

Bakırhan, sürecin Aydın’daki çiftçiden esnafa, emekçiden emekliye kadar toplumun farklı kesimleri açısından önem taşıdığını belirterek şunları söyledi:

“Barışın kazananı, kaybedeni yoktur. Barış iyi bir şeydir. Barış berekettir. Barış güzeldir.”

Çatışma döneminde büyük ekonomik kaynakların harcandığını dile getiren Bakırhan, barış ortamında kaynakların eğitim, sağlık, istihdam ve üretime yönlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“KÜRT MESELESİNİN MASADA TARTIŞILMASI BAŞLI BAŞINA KIYMETLİDİR”

Kürt meselesinin Meclis zemininde müzakere edilmesini önemli bir gelişme olarak değerlendiren Bakırhan, mevcut düzenlemenin bir temel oluşturduğunu ve bundan sonraki demokratik mücadelenin bu temel üzerinde sürdürüleceğini söyledi.

Bakırhan, hedeflerinin Kürtlerin, Türklerin, Arapların, Alevilerin, emekçilerin ve yoksulların eşit haklara sahip olduğu bir yaşam düzeni olduğunu ifade etti.

“DEM HEPİMİZİN EVİDİR”

Partisinin eksikleri ve yetersizlikleri olabileceğini belirten Bakırhan, DEM Parti tabanının parti yönetimlerine yön vermeye devam edeceğini söyledi.

Bakırhan, Kürt seçmenlere seslenerek:

“DEM hepimizin evidir. Eksiklerimiz, yetmezliklerimiz olabilir. Terazimiz bazen şaşabilir ama kantar Kürt halkının elindedir, kantar sizdedir.”

dedi.

“TÜRK KARDEŞLERİMİZ KORKMASIN”

Bakırhan konuşmasının önemli bir bölümünde Türk vatandaşlarının süreçle ilgili kaygılarına da değindi.

Kürtlerin kendi dilini kullanmasının veya demokratik haklarını talep etmesinin diğer vatandaşların haklarından herhangi bir şey götürmeyeceğini savunan Bakırhan, Türkiye’nin bölünmesi yönündeki endişelerin yersiz olduğunu ifade etti.

Bakırhan, “Barışla ülkenin bölündüğü tek bir dünya ülkesi yoktur” diyerek, Türkiye’nin ortak bir gelecek içerisinde demokratikleşmesi gerektiğini söyledi.

“TÜRKİYE CUMHURİYETİ BİZİM ORTAK EVİMİZDİR”

Türkiye’nin ortak bir ev olduğunu belirten Bakırhan, farklı dillerin ve kültürlerin özgürce yaşamasının ülkeyi zayıflatmayacağını, aksine toplumsal zenginliği artıracağını savundu.

Bakırhan, şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye Cumhuriyeti bizim ortak evimizdir. Ama eksikler var, yanlışlar var; inkarcı bir tutum var. O yanlışların, eksiklerin, inkarın ve yok saymanın ortadan kaldırılmasını hep birlikte sağlayarak ortak evimizde kardeşçe ve eşitçe birlikte yaşayacağız.”

“İKİNCİ AŞAMA DEMOKRATİK ADIMLAR OLACAK”

Sürecin henüz ilk aşamasında olduğunu belirten Bakırhan, bundan sonraki dönemde demokratikleşme yönünde adımlar atılması gerektiğini söyledi.

Bakırhan; siyasi tutuklular, görevlerinden uzaklaştırılan akademisyenler, KHK uygulamaları, kayyum politikaları ve ekonomik adalet gibi başlıklarda yeni düzenlemeler yapılması gerektiğini savundu.

“YORULMADAN SÜRECİ ANLATACAĞIZ”

Barış ve demokratikleşme sürecinin toplumun farklı kesimlerine anlatılması gerektiğini belirten Bakırhan, örgütlenme ve toplumsal ikna çalışmalarının önemine dikkat çekti.

Bakırhan, sürecin yalnızca Meclis’te çıkarılacak yasalarla tamamlanamayacağını belirterek, yasal düzenlemelerin toplumun günlük yaşamında karşılık bulması için demokratik mücadelenin sürdürülmesi gerektiğini söyledi.

“TÜRKİYE’Yİ YÖNETME İDDİASI OLAN BİR KONGRE YAPACAĞIZ”

DEM Parti’nin önümüzdeki dönemde daha güçlü ve örgütlü bir yapıya kavuşması gerektiğini ifade eden Bakırhan, partinin yalnızca muhalefet eden değil, Türkiye’yi yönetme iddiası taşıyan bir siyasi güç olması gerektiğini söyledi.

Bakırhan, Aydın’da emekçiler, köylüler, esnaf, gençler, kadınlar ve farklı siyasi kesimlerle birlikte daha geniş bir toplumsal zemin oluşturmayı hedeflediklerini belirtti.

Konuşmasının sonunda demokratik cumhuriyet hedefinin birlikte gerçekleştirilmesi çağrısında bulunan Bakırhan, adalet, eşitlik, barış ve ekonomik refahın toplumun bütün kesimleri için sağlanması gerektiğini vurguladı.