CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Silivri’de Marmara Cezaevi’nde CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve Ekrem İmamoğlu, Murat Çalık ve gazetecilerle yaptığı görüşmelerin ardından açıklamalarda bulundu. Mevcut hukuki süreçleri eleştiren Tanrıkulu, Türkiye’de yargıya duyulan güvenin tarihî olarak düştüğünü belirtti.
Hukukta “Tarihî” Bir Güvensizlik
“Hukukun bu kadar ayaklar altına alındığı, yok sayıldığı başka bir dönem hatırlamıyorum.
Bugün savcılık makamına, hakimlik makamına ve yargıya duyulan güven tarihin en düşük seviyelerinden birine inmiş durumda.
Cumhuriyet tarihinde bile bu kadar güvensiz bir tabloyla karşılaşılmamıştı.
Olağanüstü dönemlerde, sıkıyönetimlerde, OHAL süreçlerinde bile durum bu kadar vahim değildi.”
Tanrıkulu, görüşme yaptığı isimlerin hukuki sürecinin belirsiz olduğunu belirterek, yaşanan uygulamaların hukuk normlarıyla bağdaşmadığını savundu.
“Uyduruk Delillerle İddianame Yazılıyor”
“Öyle bir anlayış var ki, ‘İnsanları önce hapse atalım, sonra uyduruk delillerle bir iddianame yazarız.’
Artık savcıların kapısı çalamıyorsunuz. Önlerinde bariyerler var ve derdinizi anlatabileceğiniz kimse yok.
Bu nedenle insanlar aylarca cezaevinde tutuluyor. Eğer iddianame yazamıyorsanız, niye tutukladınız? Neden gözaltına aldınız?”
Tanrıkulu, özellikle Uşak, Kuşadası, Antalya ve Adana gibi illerdeki dosyaların İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı üzerinden yürütülmesini eleştirdi.
Başsavcılık Eleştirisi ve “Anayasal Düzen”
“İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Türkiye’nin başsavcılığı mı?
Bütün bunlar anayasal düzene karşı suç teşkil ediyor.
Bu davalar bakımından da anayasal düzene karşı suçun tüm unsurlarının oluştuğunu görüyoruz.”







Yorumlar
Yorum Yap