Gözden kaçırmayın

Kılıçdaroğlu: 'Adalet Gerçekleşinceye Kadar Bedeli Ne Olursa Olsun Ödeyeceğiz'Kılıçdaroğlu: 'Adalet Gerçekleşinceye Kadar Bedeli Ne Olursa Olsun Ödeyeceğiz'

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, partisinin Elazığ İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada hem iç politikaya hem dış politikaya hem de ekonomiye ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Konuşmasında Meclis’in çalışma düzenine değinen Destici, yasama faaliyetlerinin yeterli çoğunluk sağlanamadığı için aksadığını ifade ederek milletvekillerine görevlerini yerine getirme çağrısında bulundu.


“Meclis görevini yerine getirmeli”

Destici, Meclis’in yeterli katılım sağlanamadığı için çalışamadığını belirterek bazı yasaların geciktiğini söyledi:

“Polislerimiz 24 saat çalışıp fazla mesai yaparlar ama bir kuruş fazla mesai almazlar. Diğer memurlarımız alıyor, polislerimizin de bu haktan faydalanması gerekir. Bununla ilgili yasal düzenlemelerin Meclis’ten geçmesi gerekir. Ama son haftalarda bakıyoruz Meclis toplanamıyor. 600 milletvekili var. TBMM’de 200 kişi lazım, toplanıp kanun çıkarılması için. Geçtiğimiz hafta da bu hafta da bu sayı bulunamadığı için Meclis çalışmadı ve başta kadınlarımızın doğum izinlerinin uzatılması olmak üzere toplumumuzu ilgilendiren yasa teklifleri bir türlü çıkarılamadı. Meclis’i, milletvekillerimizi görevini yapmaya çağırıyorum.”

“Al bayrağı olmayanın bu devlete hayrı olmaz”

Siyasi değerlendirmelerinde sert ifadeler kullanan Destici, meydanlarda taşınan semboller üzerinden mesaj verdi:

“Bu ülkenin kimliğini, pasaportunu taşıyan, hatta milletvekilliği yapan, farklı görevler yapan, bu ülkenin ekmeğini yiyen birisi meydana indiğinde elinde Türk bayrağı değil de başka bir bölgenin bayrağı ya da terör örgütünün bayrağı varsa, teröristlerin fotoğrafı varsa bu ne demektir? ‘Ben bu devleti tanımıyorum’ demektir. Bu al bayrağı eline almayan hiç kimseden bu millete bu devlete hayır gelmez, bunlarla da barış olmaz.”

Orta Doğu ve dış politika değerlendirmesi

İsrail, Filistin ve Orta Doğu’daki gelişmelere değinen Destici, İsrail’in Gazze’deki saldırılarını sert sözlerle eleştirdi:

“İsrail'in Gazze'de yaptıkları ortada, bir soykırım gerçekleştirdiler. Tüm vatansever partilerimiz gibi biz de bunu şiddetle kınıyoruz. İsrail Gazze’de soykırım yaptı. Ben Hamas’ı terör örgütü olarak görmüyorum. Hamas’ı Filistinlilerin, Gazze bölgesinin resmi seçilmiş bir partisi olarak ve uzun yıllar orayı yönetmiş bir yapı olarak görüyorum. Tabii ki 7 Ekim hareketini tasdik etmiyorum, onu da yanlış bulduğumu, büyük bir hata ve kabul edilemez olduğunu ifade etmek isterim.”

Netanyahu’ya yönelik açıklamalarında da sert ifadeler kullanan Destici şöyle konuştu:

“Netanyahu, katil, terörist, soykırımcı… Cumhurbaşkanımıza hakaret ediyor. Bu ülkenin Cumhurbaşkanına hakaret etmek Türkiye Cumhuriyeti devletine hakarettir, bu milletin tamamına hakarettir. Cumhurbaşkanı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni temsil etmektedir. Türk milletini ve al bayrağı temsil eder. Ona yapılan hakaret bütün Türk milletine yapılmıştır. İsrail Başbakanı Netanyahu ve Savunma Bakanı Katz’ın bu hadsiz, çirkin açıklamaları içinde bulundukları çukurda debelenmelerinin bir itirafıdır.”

“Türkiye hedef olabilir”

ABD ve İsrail’in bölgesel politikalarına değinen Destici, Türkiye’ye yönelik risklere dikkat çekti:

“Amerika ve İsrail, İran’da emellerini gerçekleştirirlerse elbette ki kendilerine engel gördükleri – ki bunların içerisinde Türkiye Cumhuriyeti de var – devletleri hedef alacaklardır. Bugün İran’ı ayakta tutan şey milletinin birliğidir. Bizim birliğimizi bugüne kadar kimse bozamamıştır, bundan sonra da bozamayacaktır.”

“Al bayrağı almayanla barış olmaz”

Çözüm süreci ve toplumsal olaylara ilişkin değerlendirmelerinde Destici sert konuştu:

“Devletin ve hükümetin bu kadar alan açmasına rağmen hadsizleşenlere, çirkinleşenlere diyoruz ki aklınızı başınıza toplayın. Meydanlara indiğinizde ister Nevruz adı altında olsun ister başka bir propaganda adı altında olsun, elinize başka ülkelerin bayrağını değil, şehitlerimizin kanından rengini alan ay yıldızlı al bayrağı almalısınız. Eline Türk bayrağını almayanın kafasında başka bir devlet vardır. Bölünme vardır. Onun için biz yılanın kafasını küçükken ezemedik, dönem dönem zafiyetler yaşandı. Devlet şefkat elini uzattı ama bu el hiçbir zaman tutulmadı. Bu nedenle artık tecrübemiz daha yüksek. Devletine saygı duymayan, bu al bayrağı eline almayan hiç kimseden bu millete hayır gelmez, bunlarla barış falan olmaz.”

Ekonomi değerlendirmesi

Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Destici, emekli ve asgari ücret için temmuz ayında düzenleme çağrısında bulundu:

“Gündemde ekonomi var. Emeklilerimizin maaş adaletsizliği var. Ocak 2023’te en düşük emekli maaşı 7 bin 500 liraydı, kamu işçisi ve memur 10 bin liraydı. Temmuza geldik, memur 20–22 bin oldu ama emekli 7 bin 500’de kaldı. Bu doğru bir taksim değil. Emekliye bu temmuzda 10 bin lira zam yapılarak en az 30 bin liraya çıkarılması lazım.”

Asgari ücret konusunda da konuşan Destici:

“Asgari ücretliye de en az yüzde 30 seviyesinde zam yapılmalı. Vatandaşın canını yakarsan vatandaş da sandıkta senin canını yakar. Mazota her gün zam geliyor, savaştan dolayı ekmeğe yüzde 25 zam geldi. Çiftçimiz, köylümüz de zor durumda. Çiftçinin kullandığı mazotta KDV ve ÖTV’nin kaldırılması gerekiyor.”