Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Yeni Yol Partisi Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada hem iç politikaya hem de dış politikaya ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
Konuşmasına yaklaşan karne günü nedeniyle öğrencileri ve velileri tebrik ederek başlayan Arıkan, 2025-2026 eğitim öğretim yılını sert ifadelerle eleştirdi. Eğitim sisteminde yaşanan sorunların giderek derinleştiğini ifade eden Arıkan, öğretmenlerin ekonomik ve sosyal koşullarına dikkat çekti.
“Evlatlarımızı sıralarında, öğretmenlerimizi sınıflarında kaybettiğimiz, tedirginlikle okul kapılarında beklediğimiz, okula her gün aç giden çocukların sayısının arttığı bir yıl oldu. Yanlış atama politikaları ve sistemsel sorunlar nedeniyle öğretmenlerimizin aile bütünlüğü dağıldı.”
Arıkan, öğretmen maaşları ve atama süreçlerine de değinerek, eğitim sisteminde adalet ve liyakat sorunlarının bulunduğunu savundu.
“Yoksulluk sınırına bile ulaşamayan öğretmen maaşlarının olduğu, hakkını arayan öğretmenlere sert müdahalelerin yapıldığı bir yıl yaşandı.”
“ÖĞRETMENİN SESİ DUYULURSA GERÇEKLER ORTAYA ÇIKAR”
Arıkan, özel sektör öğretmenleri ve mülakat mağduru öğretmenlerin yaşadığı sorunlara dikkat çekerek, iktidarın bu kesimlerle doğrudan temas kurmaktan kaçındığını iddia etti.
“Onların okulları özel ama maaşları sıradan… Mülakatla elenen öğretmenlerin tek talebi dinlenmektir.”
Arıkan’a göre öğretmenlerin sorunlarının görünür hale gelmesi, eğitim sistemindeki daha büyük yapısal problemleri de ortaya çıkaracaktı.
“Öğretmenin sesi duyulursa, eğitimin gerçek sorunları da ortaya çıkar.”
“BU İKTİDAR SINIFTA KALDI” KARNE ELEŞTİRİSİ
Arıkan, konuşmasında sembolik bir “iktidar karnesi” de hazırlayarak hükümet politikalarını eleştirdi.
“Güvenlik sıfır, hijyen sıfır, adalet sıfır, liyakat sıfır… Ama edebiyat yüz. İş hamasete gelince iktidar tam puan alıyor.”
Arıkan, mevcut tabloyu yalnızca eğitim politikası değil, genel devlet yönetimi açısından da başarısızlık olarak değerlendirdi.
“Bu karne, bir iktidarın evlatlarımıza nasıl baktığının karnesidir. Ve açıkça söylüyorum: Bu iktidar sınıfta kalmıştır.”
NATO ZİRVESİ ELEŞTİRİSİ: “BAŞKENT YAŞAMASI ASKIYA ALINDI”
Arıkan, 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi için alınan güvenlik ve ulaşım tedbirlerini sert sözlerle eleştirdi. Başkentte günlük yaşamın ciddi şekilde etkilendiğini belirtti.
“İki günlük NATO Zirvesi için Ankara adeta olağanüstü hal koşullarına hazırlanıyor. Trafik durduruluyor, yollar kapatılıyor, şehirde yaşam askıya alınıyor.”
Arıkan, bu süreçte en büyük yükü Ankaralıların taşıdığını ifade etti.
“Gündelik işlerde çalışanlar işe ulaşamıyor, işçiler ücretsiz izinle karşı karşıya kalıyor, esnaf müşteri kaybediyor. Başkent halkı kendi şehrinde ikinci plana itiliyor.”
Arıkan, NATO’nun güvenlik gerekçesini de sorgulayarak sert bir çıkış yaptı.
“Bu NATO kimin güvenliğini sağlıyor? Ankara’nın mı, Türkiye’nin mi, yoksa başka güç odaklarının mı?”
NATO VE KÜRESEL SİSTEM ELEŞTİRİSİ
Arıkan, NATO’nun tarihsel rolüne ilişkin değerlendirmelerinde örgütü sert ifadelerle eleştirdi. Bosna, Irak, Afganistan, Libya ve Suriye örneklerini hatırlatarak NATO’nun müdahalelerinin bölgelerde yıkıma yol açtığını savundu.
“NATO yalnızca bir güvenlik örgütü değil; küresel sistemin güç araçlarından biridir.”
Gazze’de yaşananlara da değinen Arıkan, NATO üyesi ülkelerin politikalarını eleştirerek çifte standart vurgusu yaptı.
“ALGI VE MAKYAJ SİYASETİ” ELEŞTİRİSİ
Arıkan, NATO Zirvesi öncesi Ankara’da yapılan düzenlemeleri “görsel makyaj” olarak nitelendirdi ve ekonomik sorunların üzerinin örtüldüğünü iddia etti.
“Sırf zirve için yollar yapılıyor, binalar boyanıyor, şehir süsleniyor. Peki milyonlarca icra dosyasını hangi boyayla kapatacaksınız?”
Arıkan, ülkedeki ekonomik ve sosyal sorunların görmezden gelindiğini savundu.
EKONOMİ VE SOSYAL KRİZ VURGUSU
Ekonomik tabloya da değinen Arıkan, yoksulluk, işsizlik ve gençlerin gelecek kaygısının derinleştiğini ifade etti.
“Sabah markete giden emekli akşam buzdolabını açıyor ve ‘Ben ne aldım?’ diye düşünüyor.”
6,5 milyon gencin ne eğitimde ne istihdamda olduğunu belirten Arıkan, gençlerin yurtdışına yöneldiğini söyledi.
DIŞ POLİTİKA VE BARIŞ MESAJI
Arıkan, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, kalıcı barışın ancak adaletle mümkün olacağını savundu.
“Kalıcı barıştan söz etmek isteyen herkes, öncelikle İsrail’in mevcut politikalarıyla yüzleşmek zorundadır.”
İktidara ve muhalefete de çağrıda bulunan Arıkan, Türkiye’de daha fazla kutuplaşma değil, daha fazla adalet ve kardeşlik gerektiğini ifade etti.







Yorumlar
Yorum Yap